Türkiye’de İnşaat Kalitesinin Düşüklüğü: Sorunun Kaynağı ve Çözüm Önerileri

Homeİnşaat HaberleriGüncel Haberler

Türkiye’de İnşaat Kalitesinin Düşüklüğü: Sorunun Kaynağı ve Çözüm Önerileri

my-portfolio

Türkiye, aktif bir deprem kuşağında yer almasına rağmen hala yüksek kaliteli yapı üretiminde istenilen noktaya gelememiş bir ülke. Her deprem sonrası

“Yeniden Daha Güçlü Anadolu” Projesiyle 155.000. Konut Anahtar Teslimi Gerçekleştirildi
Bağcılar’da Umut Dolu Bir Başlangıç: Uygarlık Mühendisleri Platformu 2026 Yolculuğuna İftar Sofrasında Start Verdi
Akıllı Kent Platformu: Kentsel Dönüşümde Dijital Çözüm

Türkiye, aktif bir deprem kuşağında yer almasına rağmen hala yüksek kaliteli yapı üretiminde istenilen noktaya gelememiş bir ülke. Her deprem sonrası benzer manzaralarla karşılaşmamızın temel nedenlerinden biri, inşaat kalitesindeki ciddi eksikliklerdir. Oysa kâğıt üzerinde bakıldığında, Türkiye’de uygulanan yapı yönetmelikleri, Avrupa ülkeleriyle oldukça benzer ve çağdaş standartlara sahiptir. Peki o zaman sorun nerede başlıyor?

1. Yönetmelikler Var Ama Uygulama Zayıf

Türkiye’de mevcut yapı yönetmelikleri, özellikle 2018 sonrası revize edilen Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği ile dünya standartlarına oldukça yakın seviyededir. Ancak yönetmeliklerin etkili olması için sahada doğru ve bilinçli bir uygulama gerekir. Bu noktada en büyük sorun, uygulayıcıların yani ustaların, kalfaların ve işçilerin yeterli teknik bilgiye sahip olmamalarıdır.

İnşaat sektöründe çalışan önemli bir kesim, herhangi bir mesleki eğitim almadan, usta-çırak ilişkisiyle yetişmiş bireylerden oluşuyor. Bu kişiler genellikle mühendislik detaylarını bilmedikleri için, projeye uygun olmayan çözümlerle uygulama yapıyor. Örneğin, etriye aralıklarının fazla bırakılması, kolon donatısının yanlış yerleştirilmesi veya beton dökümünde vibrasyonun yetersiz uygulanması gibi ciddi yapısal sorunlar bu bilgi eksikliğinden kaynaklanıyor.

2. Herkes Müteahhit Olabiliyor

Türkiye’de inşaat kalitesinin düşmesinin bir diğer önemli nedeni ise müteahhitlik sisteminin denetimsizliği. Bugün ülkemizde neredeyse isteyen herkes, belirli belgeleri alarak “müteahhit” olabilir. Teknik birikimi olmayan, finansal yeterliliği bulunmayan, hatta çoğu zaman mimar veya mühendis bile istihdam etmeyen kişiler yapı üretimine girebiliyor.

Yapı ruhsatı almak için gereken belgeler usulen hazırlanıyor ancak çoğu zaman bu belgelerin arkasında gerçek bir yetkinlik bulunmuyor. Sahada kontrol yapılmadığı sürece de bu zayıf müteahhitlik anlayışı, kötü kalitede binaların ortaya çıkmasına neden oluyor.

3. Denetim Mekanizması Yetersiz

Yapı denetim firmaları çoğu zaman sadece evrak üzerinde kontrol yapıyor. Gerçek anlamda sahada şantiye takibi gibi süreçler ya eksik yapılıyor ya da hiç yapılmıyor. Üstelik bu firmaların bazıları müteahhit firmalarla çıkar ilişkisi içinde olduğundan, denetim bağımsızlığını da yitirebiliyor. Bu durum, yönetmeliklere uygun olmayan yapılar inşa edilmesine rağmen ruhsat almasına ve kullanılmasına yol açıyor.

4. Çözüm Önerileri

Sorunun köklü çözümü ancak çok yönlü bir reformla mümkündür:

  • Müteahhitlik Belgesi için teknik yeterlilik ve sermaye şartı zorunlu hale getirilmelidir. Bu belge sadece inşaat mühendisi, mimar veya teknik sorumlu istihdam eden ve mali gücü olan firmalara verilmelidir.

  • Zorunlu Usta Belgesi uygulaması hayata geçirilmelidir. Usta ve işçilerin eğitim alması ve sertifikalı hale gelmesi için teşvik edici sistemler kurulmalıdır.

  • Saha Denetimi dijitalleştirilmelidir. Beton döküm videoları, donatı yerleştirme görselleri gibi belgeler şantiye aplikasyon sistemine yüklenmeli ve merkezi sistemden denetlenmelidir.

  • Bağımsız Denetim Mekanizması güçlendirilmelidir. Denetim firmalarının müteahhitlerle ekonomik bağı koparılmalı, kamu denetimi artırılmalıdır.

  • Halk Bilinçlendirmesi yapılmalıdır. Vatandaş, binasının nasıl inşa edildiğini bilmeli, teknik kavramlara aşina olmalı ve sorgulayıcı olmalıdır.


İyi bir müteahhit; teknik bilgiye sahip, deneyimli mühendis ve mimarlarla çalışan, projeyi sadece mali kazanç açısından değil, mühendislik etiği ve toplumsal sorumluluk çerçevesinde değerlendiren kişidir. İnşaat sürecinde kullanılan malzemenin kalitesinden, işçilik detaylarına kadar her aşamayı denetleyen; iş güvenliğine önem veren, şeffaf, sözleşmeli ve hesap verebilir şekilde çalışan bir müteahhit, kaliteli yapıların teminatıdır. Ayrıca ruhsat süreçlerini doğru yöneten, yönetmeliklere uygun projeler geliştiren ve her aşamada profesyonel ekiplerle hareket eden müteahhitler, sektörün güvenilir yüzünü temsil eder.

Sonuç olarak, Türkiye’de inşaat kalitesindeki sorun yönetmeliklerde değil, uygulama süreçlerinde ve denetim zayıflığında yatıyor. Teknik bilgi eksikliği, eğitimsiz iş gücü, kontrolsüz müteahhitlik anlayışı ve zayıf denetim mekanizması bu sorunun temel nedenleri arasında. Kaliteli yapı üretimi için sadece mevzuat yeterli değil; aynı zamanda bu mevzuatın sahaya yansıması, doğru ellere teslim edilmesi ve bağımsız şekilde denetlenmesi gerekiyor.

COMMENTS

WORDPRESS: 0
DISQUS: